Sayfalar

2 Ocak 2012 Pazartesi

10 Film.

1 - Permanent Vacation - jim Jarmusch


Jim Jarmusch'un 1980'de bir yerlerden cüzi bir miktar para bulup çektiği bu filmin yeri benim için ilk sırada. Belki daha güzel filmler de izlemiş olabilirim ama onlar izlediğim "en güzel*" film değildi.


2- Stalker - Andrey Tarkovsky


Stalker benim için aşılamayacak bir film.
Hani, sanki çok kalın bir roman okumuşsundur da bittiğinde garip bir tatmin yaşarsın işte öyle. Bu arada hatırladığım kadarıyla hiç öyle kalın bir roman okumadım. En kalını Kopyalanmış Adam olabilir yani o derece.Başlayıp da bitirmediğim ise Nasıl Yapmalı ? veya Oblomov'dur en fazla.


3- Der Siebente Kontinent - Michael Haneke


Bir şey söylemeden çok şey gösteren film. Üzerine bir şeyler 
söylemek saçma olur. Derken, bile bir şeyler söylemiş oldum.


4- Mesculin Feminin - J.L Godard


Godard'ın izleyebildiğim tüm filmlerini sevmiş olmama rağmen,sanırım aklımda daha fazla yer etmiş filmi budur. 



5- Das Schloß - M.Haneke


Kafka'nın Şato'sunu anlatan bu film belki kitabın kendisini okumadığım için beni bu
kadar etkilemiş olabilir ama bu beni gerçek 
anlamda sinemanın ne olması gerektiği 
hakkında derin düşüncelere gark etmediği
anlamına gelmiyor tabi.

6- Kader - Zeki Demirkubuz

Belki 6'ya Masumiyeti de koyabilirdim ama
Kader filmi her nedense hafızamda 
hep bir tık önde.

7- Cache - M.Haneke

Sanırım bu sıraladığım 3. Haneke filmi.
Belki 4.yü dahi koyabilirim ama 8,9 ve 10'a ayıp olur.

8- Umut - Yılmaz Güney

Sanırım izlediğim en iyi politik filmdi
bu topraklara ait olan ve bağırmadan,
marş söylemeden,kolunu kaldırmadan bile
derdini anlatabilen. Tabi ki bu eylemlere
karşı değilim, sadece bir Film için söylemekten
ziyade göstermenin öncül olduğunu düşünüyorum.

9- Les Amants du Pont Neuf - Leos Carax

İşlediği konu üzerine izlediğim en güzel filmdi.
Belki bunun nedeni işlediği konunun da ötesin de
bir şeyler anlatması olabilir ya da başrol oyuncuları
veyahut direk yönetmenin kendisi de olabilir. Bilemedim.

10- Withnail and I - Bruce Robinson

Buraya belki Yazgı da gelebilirdi.


...

11- A Torinói ló - Bela Tarr

Varoluşçu bir yönetmenin veda filminde, Nietzsche'nin o meşhur hikayesindeki At'a ne olduğuna dair bir soruyla başlayıp, kendini ve yukarıda sıraladığım o tüm filmler de dahil tüm filmleri değilleyen bu ürün, 10 filmin olduğu her listede hep 11.olacaktır. Bu diğerlerinden kötü bir film olduğu için değil, Ciddi bir dalga geçiş, gururlu bir veda ve sinemanın çoktan öldüğünü çok sonra anlayacak olan bizlere şimdiden fısıldadığı içindir. 



...

2 yorum:

  1. 6. sırada mı? Kader mi?
    : )
    o zaman bu filmin önüne geçen diğer beşi mutlaka izlemeli,hemen araştırmaya başlıyorum.
    Tezel.
    Not 1: ya tamam sonraki dört de listemde.
    Not 2: blogunuz ve kendinizi ifade edişiniz çok hoş efendim, devam ediniz.

    YanıtlaSil
  2. öncelikle teşekkür ediyorum samimi yorumunuz için :) ardından şöyle diyebilirim ki kader filmini seviyor olmanız listedeki diğer filmleri de sevme ihtimaliniz için bir umut ışığı ama kesinlikle garantisi değil. umarım hepsini seversiniz. çünkü; filmlerin ayrı ayrı kafaları olsa da genel olarak , sinema deyince derinlik ve gerçeklik arayan insanların seveceği filmler. tabi ki bu tamamen öznel bir liste. yaşanmışlıklar en büyük belirleyici oluyor böyle durumlarda.

    iyi seyiler diliyorum şimdiden :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...