Sayfalar

10 Eylül 2011 Cumartesi

Yaban

Aradığını bulamayacağın gerçeği bir yerden sonra aranan şey'in gerçekliği üzerine düşünmeye itiyor insanı ve bir şey üzerine düşünmeye başladığın anda onu bulma şansın ilk andaki bilinçsizlik halinden aşağı doğru yuvarlanıyor. 
Tıpkı biraz önce telefonu açtığımda arayan komşunun, annemin sesi yerine benim kart sesimi duyduğundaki tedirginlikle karışık ortaya ezme gibi getirdiği kuşbaşılı pide bence 1000 tane pizza'yı yok eder. Kafam çok karışık


Yine böyle bi şeyler yazma tribim en fazla bir paragraf sürmüş bulunmakta. Çünkü; aklıma Stalker deki şu (alttaki) monolog geldi aklıma. Stalker ? ne diye  soranlar olursa aranızda diye söylüyorum kendisi dünyanın en güzel ikinci filmi 1.si konusunda emin değilim belki Permanent Vacation olabilir. Belki


daha önce size anlattığım her şey...
...bir yalandı. esin falan umurumda değil.
ne istediğimi ifade etmek için doğru sözcüğü nasıl bilebilirim?
istediğim şeyi gerçekte istemediğimi nasıl bilebilirim?
ya da, istemediğim şeyi gerçekte istediğimi nasıl bilebilirim?
bunlar anlaşılması zor şeyler.
onları adlandırdığımız an, anlamları kaybolur...
...erir, çözülür, güneşte kalan bir denizanası gibi.
bilincim vejeteryanlık istiyor, dünyayı ikna etmek için.
ama bilinçdışım, bir parça kanlı et için çıldırıyor.
ne istiyorum?





Bu arada geçenlerde Türkan Şorayı gördüm. 
Fotoğrafını çektim. Adını , Günümüzde bir çerçeve olarak Türkan Şoray koydum.






Sonra işte bence bu şarkı alır götürür - Styx - Boat on The River.  


Hadi sağlıcakla az sayıdaki takipcim ve okuyucum. Sevgiler saygılar. Kelebekler, böcekler.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...