Sayfalar

29 Aralık 2010 Çarşamba

Kosmos


Hayatta her şeyde bela şu ki ; herkesin başına gelen şey aynı.

Herkesin başına her şey aynı şekilde geliyor. İyi ile kötünün, cömertle cömert olmayanın başına gelen şey aynı. İyi adam nasılsa suç işleyende aynı. Yemin edenle yeminden korkan aynı birbiri gibi ... Hemde insan oğlunun yüreği kötülükle dolu..... çünkü bütün yaşayanlarla birlikte olan için umut var çünkü; sağ köpek ölü aslandan iyi çünkü; yaşayanlar biliyorlarki ölücekler fakat ölüler bir şey bilmez ve artık onlar için bi ödül yok çünkü; onların anılması unutulmuş ... Çay ver bir !



Bunları şimdi böyle ahım şahım sözler oldugu için yazmadım arkadaşım.Zaten varoluşculuğun ne ahım şahımlığı olucakmış.(mütavazi bi felsefi yaklaşımdır kendileri) Kosmos da (Battal) öyle bi adam. Bence 9 köyden kovulmuş ve Karsta kendine 10. bi köy buşmuş bi deli yada akıllı sonuçta ikisi aynı şekilde... hassiktir. O deilde orda bi hatun var çok güzel böyle sanki Koreli gibi ama Karsta ne işi var anlamadım.Adamın takıldığı yere bak diyeceksin ama valla öyle böyle değil anlatılcak gibide değil izle gör.

Sonra film cok güzel falan.Yapamıyorum lan beğendiğim filimi anlatamıyorum böyle EsraCeyhan kardeşler vari bilinçli bi aptallık içinde buluyorum kendimi.Ama dur şimdi durumu entellektüel bi yaklaşımla çözeceğim hemen - Estetik bir şeyle karşılaşıldığında kişiye bundan ne anladın diye sormak hiçte estetik değildir. Yok böyle değildi.Herneyse zaten bence çok saçma bi laf tam bi burjuva uydurması laf. Küçük burjuva küçük burjuva kuyruğun nerede? Kuyruğum yok,kuyruğum yok yüzerim nerede.Hakkatten nerede lan bunlar ? İki arada bi derede kaldım şimdi. Piç gibi bi yazı oldu.Hadi sağlıcakla. Nasıl olsa filmide izleyince buna benzer bi kafa karışıklığı yaşayacaksınız amacım oydu sen anlamadım sayın izleyici ,okuyucu. Senin seviyene inmek zorundamıyım lan ben David Lynch'im.Bu filmi o herif yapsa 10 milyon izlenirdi fakat Reha Erdem yaptı diye 10 bin kişi bile izlememiş olabilir. Yok arkadaş sinemada para falan boşuna okuyoruz.Sinema okunurmu lan saçmalığa bak ak.47

24 Aralık 2010 Cuma

Kafasıkarışık ya da Scatterbrain



Evet arkadaş çok fena kafam karışık.Karar veremiyorum bi türlü tarzım konusunda; solcu sakalımı yoksa ülkücü bıyığımı bıraksam diye aslında badem bıyık en geçerlisi şuan için.( bak kıldan tüyden siyasette yaptım, politik tavrımı korudum). Ya da Nietzschenin bıyıgından mı bıraksam ki yüz yıl sonra anlaşılır tarzım diye korkuyorum içten içe.

20 Aralık 2010 Pazartesi

Deneme


Buraya sonra bi şeyler yazılcak.

Fotografında konumuzla alakası yok işte maksat boş kalmasın oralar. Ayakta işemek günahtır. Bi de bence alaturka tuvalet. Çünkü insanın özüne daha uygun. İlkel bi anarşist - Kropotkin demiş diyimde bari tepki çekmeyeyim. Her sözün altına Küçük iskender ,Can Yücel yazmak gibi düşün. Bir gün acaba bakunin marx kropotkin yazarlar mı diye korkuyorum ki dostoyevski bile piyasa oldu.
Alem Göt olmuş. Onca filozof küçük harfle başladı ama Göt'ün G sini büyük yazdım çünkü Göt önemli bi şey. Herkes artık kendi Götü'nün derdinde falan.Mesala insan evrim geçirirkende ilk götü şekillenmiş ortaya cıkmış. Hadi sağlıcakla.

19 Aralık 2010 Pazar

Şıpsevdi sakızlarının içinden çıkan aşk tanımları



Evet bence onları felsefe mezunları yazıyor arkadaş yani en azından bana öyle geliyor.Şimdi bu sakızı kim alır çoluk çocuk falan yani bende alırım ama istisnai bi durum bu.Ben bildiğin gereksiz yere mutlu falan oluyorum o sakızı alınca hem ingilizcemde gelişiyor tadı pek hosuma gitmiyor bazen çiğnemeden atıyorum fakat içinden çıkacak aşk tanımını acaip merak ediyorum o yüzden bildiğin hediye paketi gibi açıyorum sakızı sonra bazen öyle tanımlar cıkıyorki kendi kendime diyorum lan acaba bunların amacı ne çoluğun çocugun beynini yıkıyolar neymiş efendim "Love is beceoming the right person for someone" bununla kalsa yine iyi, utanmadan devam ediyor "Love is playing the game , when you already know the score"

Yani demem o ki ; Şimdi yoldan 10 tane kadın çevirsen aşk nedir diye sorsan (hani erkekte çevirebilirsin o senin tercihine kalmış bi şey) böyle cevap alamazsın ama gel görki bu 10 kuruşa aldığım sakızlar bu mevzuya gayet aklı başında görmüş geçirmiş cevaplar veriyor. Kısaca gayet ekonomik bi çözüm yani bugün bi bira olmuş 3 küsür tl. El insaf.

Bu arada felsefe okumanın saçmalığına falanda hiç girmiyorum.Uzun gelir okumazsınız falan bugün bi tivıtır bile 150 karakterden fazla şey yazma buraya diyor.(karakterine sokayım) İnsaların işi var gücü var! Umunt Sarıka ya selam. Bi de Soner Sarıkabadayı var o mevzuya hiç girmiyorum. Aramadığım yer kalmadı seni sabahtan yatana kadarrrrr falan filan. Hadi sağlıcakla.

15 Aralık 2010 Çarşamba

Sanat filmi gibi gelip, Pornovari giden insan var.

+ Bu kızdan sana fayda gelmeyeceği baştan belliydi. Al şu paralarını !
- Almam. Hem neden nihal den neden fayda gelmezmiş bana ? hem de nasıl gelir.YAPAMADIK ANASINI SATTIĞIMIN SİNEMASINI şimdi karpuz siparişcisiyiz ( burayı tam anlamadım uydurdum bi tarafımdan )
tabi gelmez. Ben bi rejisör olayımda ozaman görsün o.
Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak
+Rejisör olsen ne Olcek aslanım O gızın gözü yüksekleede.
- Ne yüksek ? kimmiş yüksek ? Sinemacı olcezya..Nezaman büyür saçlar sadıç ?
+ İki aya kadar büyür herhalde sadıç ..

video

Dialoğu ezberleyeyim buraya yazayım derken ne diyceğimi unuttum ki zaten sözede hacet kalmadı.
İşte öyle sadıcım.

Ayrıca kanımca SALAKO filmi kadın erkek ilişkililerini en iyi anlatan filmdir. İnanmıyorsan izle kardeşim ama salaksan zaten anlamıycaksın ne demek istediğimi. Filmde de şöyle bi dialog geçiyor;

-Eşkiyanın akıllısıyla anlaşmak kolayda ,Salağıyla baş etmek zor. yada buna benzer bir şeydi işte. En azından ana tema buydu yani. hadi sağlıcakla.

13 Aralık 2010 Pazartesi

Orkide Aldım.


Geçen dün arkadaşla Kipaya gittik ( Alış -Veriş merkezi ) Tam böyle kaşar peyniri alayım diye ilerlerken sağ tarafta bi yazı takıldı gözüme . "Ürünlerimiz hatalı ürünler oldugundan geri iade kabul etmiyoruz" Söz konusu ürünler çiçeklerdi. Hiç işim olmaz normalde çiçekle falan ( sadece kaktüsüm vardı bi aralar şimdi nerde bilmiyorum) ama hani bi itilmişlik bi dışlanmışlık gördüm çiçeklerde ne bileyim bi kanım ısındı ama böyle çocuk esirgeme kurumundaki çocuklar gibi baktılar yüzüme; - abi beni al abi beni al dermiş gibi. Gönül ister hepinizi kurtarayım dedim içimden ama bildiğin fakir bi adamım lan ben öyle ota boka para veremem diye geçirdim içimden.

Sonra içlerinden birini seçtim. Orkide çiçeğiymiş , Bildiğin çiçek almıstım. Büyük bi sorumluluktu bu anasını satayım. Normalde hiç bi canlının hayatına etki etmeme gibi bi politikam vardır ki o yüzden şimdiye kadar ne kedi besledim ne köpek.( Yer yer hayatıma giren kadınları besledim falan sonra saldım doğalarına , gezdi dolaştı eğlendiler falan ) Belkide o aralar boşluğuma gelmişte olabilir. Hani seviyoruz hani mutluyuz ya hayat güzel falan bi amacımız var. Varlığım varlığına armağan olmuş bir kere. Acil Demokrasi ! Herneyse işte aldım çiçeği alış-veriş marketinin içinde dolaşıyorum bişeyler daha almam gerekiyor onları alıcam ,boynumda fotograf makinası elimde çiçek ben de kendimi görsem gülerdim kendi kendime .En azından bi tipe bak ya derdim.Allahtan kimse demedi ama bakışlarından anladım.

Mevzuya gelelim şimdi çiçeği alalı bilmem kaç gün oldu fakat ama öyle odamda bi köşede duruyor ne su verdim ne bişey malum kışta geldi güneşte yok, odamda kuzeye bakıyor yani ışıkta almıyor ayrıca sistem tarafından hatalı bi boka yaramaz damgası yemiş bi çiçek oldugu için acılara tutunarak yaşamasını biliyor farkediyorum ölücek ama direniyor.-yaşamak direnmektir- şarkısını dinliyorruz beraber o en çok my fake plastic trees sarkısını seviyor anlamadıgı yerleri acıklıyorum falan o bana bakıyor ben de ona.

Ayrıca dallarını ortasındaki cubuğa tutuşdurmak için küçük kadın tokası takmışlar bigaribime gitti ama güzel . Aklımdan neler geçirmiştim ; Çiçeğe bakacak, büyütecek ..yaşamaz denen hastayı yaşatacaktım. Sonra gidince yanımda götürüp O na verecektim dalındaki tokayıda saçına takıcaktım onun.. Böyle nalet bi Murathan Mungan duygasallığından Küçük İskender kıvamında bi adam olmuştum işte.

Lakin zaman ne gösterir bilmiyorum ama öyle olmadı en azından ben çiçeğe kendimden daha az bakıyorum. Geçen gün aynaya baktım ve sakallarmın çok uzadığını, yanaklarımın kılla doldugunu farkettim.Bildiğin bakımsız siyasi suçlu sakalı amına koyayım. Neyse konumuz bu da değil.Asıl sorun nolucak bu çiçeğin hali ne olucak bu halimiz? Çokta gurrulu bi çiçek bi yaprağı hala havada yer çekimine direniyor.

Sanırım çiçeğin hayatına hiç girmemeliydim elbet bi alan olurdu ne biliyim benden daha iyi bakardı falan .Kendine bakamayan adam çiçeğe bakacak. Tam bi budalalık !

12 Aralık 2010 Pazar

Tarlabaşı Türkiye'nin jamaica'sı dır.



Nasıl ki Thom yorke un Ingilterenin ( ingilizcede büyük i olmaz ) Aşık Mahsuni Şerif'i olduğunu idaa ediyorsam. - Tarlabaşının da Türkiyenin Jamaica'sı oldugunu idaa ediyorum arkadaş.

İnanmadın mı ?

Ozaman ben susayım; Damien Marley konuşsun.
Konuş oğlum;

video

Yeni halim bu.


Evet arkadaş yenihalim bu var mı itirazı olan.? Aklım almıyor ,çok saçma. Ne desem kelimelerle sınırlı kalacak. "Ego"yu Kızey Kore sınır muhafızlarına benzetiyorum. Diyelimki o Güney Kore fakat daha savaşmadık bile. Ya tamam ben de biliyorum oyunu kurallarına göre oynamayı ama hayatın ( sistemin ) koyduğu kuralları benisemiyorum arkadaş. Belki senin de vardır haklı bi sebebin ama hayata aşık olmamalıyım. Hafif şizofrenik ve geçmişten kalan rapci ryhme larım eşlik etti beyaz şaraba. Bir de Redd diye bi gurup var böyle evlerinin duvarında Sosyalist Kızıl Yıldız ve Anarşist Kara Yıldız. "Bir şiir olamadım kafiyene uyamadım , sen kactın ben kelime bulup seni tutamadım. Boşaltıgım yere koyduysam dolmuyor, dakika başı bir of içimden hiç eksik olmuyor." gibisinden bişeyler diyor bu adamlar. Bunların derdi ne ?

Abime sorsan öyle değil çoktan umudu kesmiş, herşeyden umudu kestiği gibi. Bu dünyada bi onun kabullenişine özendim ben. Belki Ahmet Kaya dinlemesem bu kadar hasar bırakmıycak bende Evin diye bi şarap var mesala kafa yapıyor mu yapıyor.

Geçmedi yara sözümüz
Yollarda kaldı gözümüz
Yere sürüldü yüzümüz
Böyleymiş, Kara yazımız..

Gelde şimdi mantıklı düşün yolunu sikeyim.Gel de kirlet, Gel de tüket , Gel de bitir , Gel de siktiret , Gel de ..

Yalnız ona yar demiştik , Onda bir şey var demiştik
O bizi anlar demiştik . böyleymiş kara yazımız.

Böyleyken böyle sistem dört bi yanımızı kuşatmışken kurtuluş savaşı vermemiz sadece misaki milli sınırlarının çizilmesine vesile oldu fakat içirde hala düşman içerde hala düş..

Benden bi konuda yoğunlaşmamı beklemeyin anlayan anladı hadi güle güle.

Thom yorke ölse rahatlayacağım.

Ne bileyim Thom yorke bi gün yine sahnede bu şarkısını söylese en deli performansı ile sonra şarkı bittiğinde cebinden bi silah çıkarsa ve kafasına sıksa bende ağlasam falan rahtliycam arkadaş. Bi arkadaşında dediği gibi Thom yorke un hala intihar etmemiş olması zoruma gidiyor.
video

Ha bide unutmadan. Radiohead in sadece creep şarkısını bilip böyle yüzlerinde dünyayı ben yarattım ifadesiyle dolaşan kızlardan bildiğin nefret ediyorum arkadaş. "My fake plastic love" desen anlamaz I'll drown my beliefs, To have you be in peace. desen mal mal bakar ama "I am creep you are special" desen böyle vercek kıvama falan gelirler.
İstemiyorum arkadaş öyle verceksen verme ! Vereceksen huzur ver vereceksen huzur ver.

Bilinç altımda çok fena çöplük öyle böyle değil . Bir değil iki değil Hakka yarar üç değil. Bizim oralarda böyle bi söz var mesala.

Emre aydın şarkılarına böyle mantıklı bi giriş yapıyor ya, örneğin ( sen hiç sevmedin plastik çiceklere su vermeye benzedik gibisinden ) sonra böyle serdar ortaça bağlıyor işte ben tam o noktada kızıyorum o adama. Başta zeki takılayım sonra devamında ergen kızlara mı saldırayım diye düşünüyor ne düşünüyor bilmiyorum,çözemedim gitti ibneyi. Bu dünyada bi onu anlamadım bi de Murat yılmazyıldırımı ( Düş sokağı sakinlerinin ince seslisi ) acaba ne kullanıyor da öyle bi kafası var ? yaşla olcak iş değil arkadaş ! Plant a seed an start weed a Revolation.

Class Struggle


Hepsi neden sola yatmış? ki ...Deniz dik duruyor ama hep Tubanın yüzünden hacı yatmaz gibi kız. sende bük boynunu sola doğru yatsana.bak herkes öyle yapmıs ama duvar olmasa sende yapardın biliyom. Sonra arkada fatoyla dilek neden öle bişey yapmışlarki ben şüpheleniyordum zaten Fatmadan Tubayı bi kere onun kuçağında görmüştüm. Burdan bakınca ogünün kulaklar kepçe gibi gözüktü gözüme.o zaman bayağı(ömer seyfettin -kaşağı) bi küçükmüsüz simdiye göre. ama sanki özgün üşüyor gibi. Hep bi aykırılık vardı onda zaten biz oyuncak araba kullanırken hep bize 360 bastığı mercedes mcleren arabasından bahsederdi.hayal dünyası genişti 3 oada 1 salon hepsindede yalancı misafirler . En arkadaki kıçı dönük Mal da benim onlar koyun gibi bi yöne yatarken bende olayın farkına vardım triplerinde mal gibi tavana baktım.( ozamanlar 3 kitap birden okuyorum ya da okumaya başlıcam işte tam ozamanlarıma denk gelmiş.)Farklı olma çabası mazur görün.( ki bu bi boka yaramıyor üniversitede belki) Fotoğrafta sanki eksikler var gibi ama...belki arada kaybolmuşlardır . Bak aklım orda kaldı, acaba nereye bakıyorum ? yoksa tek amacım sırf onların baktığı yere bakmamakmı neden böyle bişey yaptım ki ? (hangi kabartma tozu pastayı daha iyi kabartır ? ) ama yanada yatamam ki düz de durabilirdim lakin ozaman amacıma ters düşerdi /amacıma sokayım / ...duvardaki pembe kağıtta ne yazıyodu acaba?


Yani demem o ki tarihin tozlu raflarından çıkan bu fotoğrafı bi psikoloğa göstersem herhalde cocukluguma ben olmadanda inebilir lakin ben psikologlara falan çok fena karşıyım mesala bende Borderline var ama onla yaşamayı öğrendim sonra Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu da var ama sikimdemi. ?

Kaynak : Karl Marx - Sınıf Savaşımı ve Küçük Burjuvalar falan.

Radiohead-Thom yoke, İngilterenin Aşık Mahsuni Şerifi dir.



Evet tam olarak idaa ettiğim şey bu ! Elimde belgeler var. Thom Yorke de bi halk ozanıdır. Ben bunu bilir bunu söylerim. Şimdi Thom Radiohead in solisti oluyor Mahsuni de şu oluyor diyeceğim ama vazgeçtim . Tanımıyorsan ikinçi paragrafa geçme git Emre aydın falan dinle.

İkinci paragrafı mahsuniyi biliyosun diye düşünerek yazıyorum. Zaten biliyosan konuşmaya ne hacet ben susayım Thom yorke konussun. Ama sende mal mal izleyeyim dinleyeyim deme, yerdeki halılara ,gitarı çalışına o kafayı Arif Sağ gibi sallayışına falan dikkat et. Herşeyi ben mi söyleceğim sana . Dinle Küçük Adam ! Bi de böyle bi kitap var okuyun . Eğitim şart. We dont need no education. Bak yine kendimle çeliştim kendimle.

Konuş oğlum.


video

Tabutta rövaşata çekilir mi hiç ?

Ben düşündümde içki alsak , bizim sarıya.. sarının mezarına gitsek. hep beraber arkadaşlar olarak
hep birlikte rakı,çerez şarap falan .. hava soğuk ama gidersek iyi olur ,fena olmaz
diye düşündüm


video

Kış geldi ve ben en çok karpuz yemeyi özledim. Şöyle bi film yapsam ölsemde gam yemem harhalde lan. Ama ne biliyim bi Masumiyet bi Kader bi Yazgı da çekmek istiyorum. Hem Michael Hanake hem de Godard olmak istiyorum. Amanebar olsamda hayır demiyeceğim. Ama en çok Zeki Demirkubuzu seviyorum. Şöyle 90 dk boyunca bi kenara çömüp sıçan adamı çekse izlerim. Sinema zevkime sokayım.

Bir başka.






-yoruldum
az kaldı sabret şu dağı aşınca orda yeni bir dünya var
-bizimkine benziyormu
yok orda şekilsiz herşey benzetemedim bir şeye o yüzden
-o zaman şeker de vardır orda
yok yapay tatlar orda - ihtiyacında yok olcak zaten bir süre sonra...
-sen gördünmü orayı
evet düşümde...
neyse çok konuştun geç kaldık bizi beklerler
-bak hüzünkovan kuşu gelmiş
hani nerde ben göremiyorum
-sensin o
-cibinlik görevi yapıosun beni ısıran sineklere ama senin işin -sinek kovmak değil bırak ısırsınlar biliyorum o dağı aşıncca bir baska dag daha var inanmıyor lar artık böyle hikayalere

gördüm dedim sana

-bende görmüştüm onu ama elinde şekeri olana gitti
ben burda kalcam sen git ben yapay plastik tatlandırıcılı sekerin pesinden gitcem

iyi ama sana pamuk sekeri alırdım
-hani orda şeker yoktu...

hani senin böyle şeylerde gözün yoktu

soruma soruyla karsılık verme

cevabını bilmiyorum

-ya tamam sen git ben burda kalıyorum

iyi bende kendimi şu suya atarım

ozaman bende kendimi su dala asarım...

tamam anlaştık

Topuklu ayakkabılar.

bir insan kendine bu kötülüğü nasıl yapar diye
hayıflanırım kendi kendime
ne zaman
topuklu ayakkabı giymiş bir kadın
geçse gözlerimin önümden


video

Evet arkadaş bu konuda en az Küçük Emrah kadar hassasım şiir bilene yazdım Küçük İskender gibi.( neyim eksik ?) En az emrah kadarda duygusal bi adamım ,duygular insanıyım falan. İtiraf edeyim emrahın ilk albümlerini severim ( vurup durmayın )
Bence bu İsmail yk ların cankanların falan ağababası fikir anasıdır. saygım var.

O deilde konumuza dönelim ha topuklu ayakkabılar abicim bi kere rasyonel bi eşya değil mesala ben dün ayakkabı almaya cıktım her yerde saçma sapan ayakkabılar bi tane bulamadım zevkime göre piyasanın yarısı konvers olmuş anasını satayım bok var gibi. Bide babamın köyde tarla sulamaya giderken giydiği botları renkli renkli boyayıp ergen salak böyle malak kızlara sokuyolar . Tamam kapitalizm sokuyorda sen niye kabul ediyosun be yavrucum.

Bak yine sistem karşıtlıgım tuttu stalin olasım hepsini öldüresim var ama anamın sözleri geliyor aklıma - YAVVRUMM OKU ADAM OL KUZUM , HERKES YOLUNU BULUR OLAN SANA OLUR ! . Kadın haklı.. Analar her daim haklıdır. Kadım anam.

ABSÜRDİZM ÜZERİNE SAÇMALAMA SALATASI



Kes kopyala yapıstır hapşır cok yasa kenan paşa basıma bir darbe daha ben gitmeden harbe vaybe siyasi görüş astigmat din o da ne siyasi görüs moda faka şaka yaptım devirim gerek engerek cıngıraklı yılan yalan ya inanmıyorum sanmıyorum böyle seylere kanmıyorum papuç bırakmıyorum konversim var ama giymiyorum en iyi bunu yapıyorum destekli sacmalıyorum şaçlarımı biriktiriyorum yorum farkı ayrı dünyalar aynı rüyalar iyi uykular sistem omoyla kirleniyorum arielle yumusatıyorum nasırlarımı satırlarımı kasaptan domates istenmezmiş kim demiş yemiş incinir bende büyüyünce olucam enciniyır küçük küçük cheler babanemden kalma chengelli igneler sayfalarda unutlmus ataclar kaçaklar şaçaklar kıllı bacaklar ağda ister kllı beyinler zor beğenirler eğlenirler elbet küvet düet silüet bu arada artık faşistim anti tezimdeyim kuran okuyorum eksikleri düzeltiyorum sentez canlısındır bilirim pestenkerani işler bunlar yeni ögrendim ırazi görüşlerim bunuda hava atıyorum sönük yıldızlar pompalıyorum hopluyorum zıplıyorum dosyalar var onları zipliyorum derken daha neler iste dünya kerhanesinde tepesinde kuş öter nirvanadan atlar intihar eder iftihar eder sonra yasasın ego lego megolo idea büyük yunanistan hadi lan biz onları döveriz överiz söveriz esrarengiz tabi yaba dubi ilk insan nisan da dogdu diyorlar mahallenin kızları yazları ergenekon kazıları ergenlik akneleri siyah noktalar yüz karası sara krizi ekonomik bunalım bunuda alaım weberi haklı cıkaralım marx kalsın üstü kalsın midem bunaldı kafam bulandı agzım sulandı hepsi yalandı devamı sonsuz pi sayısı bana faydası olmayan kilisenin papaznı demiş niçe tanrı öldü..

Küçük iskenderi kenara çekip konuşmak istiyorum! çok mu sey istiyorum ?


evllala küçük iskenderi tanıtmama gerek yok sanırım çünkü kendisi feysbuk ortamlarında oldukca meşur malumunuz hızla yayılıyor ve durduramuyoruz. duygusal genç kızlarımızın baş tacı olan şairin kendiside bu durumu kaygıyla izlemiyorsa kendiside adam değildir ulan.(delirdim ulan) .her neyse işte konumuza geri dönelim . hersey; lan bende bu adam gibi şiir yazarım ne var amk! tarzı bir sohbetin sonucunda gerçekleşti ve nitekim ortaya aşağıda okuyacagınız şiir çıktı. şiiri paylasmadan önce bir kaç tatktik vereyim sizde birer "küçük iskender" olabilirsiniz dostlar. bilinç altınızı koyvermeniz yeterli olacaktir bunun için. ha unutmadan post modern şiirlerde başlık cok önemlidir.anlasılmaz böyle içinde izm li felsefik terimler bulunmasına dikkat edin örneğin ;
"spontane spekülatif düşlerim ve düşüşlerimdeki diyalektik iç çekişlerim" ( hey maşallah yani olay budur.)

evet şiire geçelim artık .. ;

SPONTANE SPEKÜLATİF DÜŞLERİM VE DÜŞÜŞLERİMDEKİ DİYALEKTİK İÇ ÇEKİŞLERİM

kendi çizgimde yürürken , birden bir kelebek
birden bir sinek
ve birden bir iki..
sayıların anlaşılmaz hiyerarşisi
ve kelimlerin anarşisi
analizlerim hiç oralı olmamıştı
ve hiç bir yere ait değildi kıpırdayışları ..
kadınımın tenindeki taze lahmacun kokusundan anlıyordum
aldatılmanın soğuk yüzünü .
maydonaz kalmıstı gögüslerinde ve birde ön dişlerinde ...
yerde bir kondom
bir ıslak mendil
sürrealizmin doruklarından düşerken duvardaki dali tablosuna takıldı tırnaklarım.
cocukluk anılarım; muzaffer izgü kemalletin tuğcu marque de sade ömer seyfettin ...
yatak odasında felsefe
mutfakta makarna üzeri sosyoloji
banyoda kaygan zeminde tutanamayanlar
oturma odamda oğuz atay
halay çekiyor umarsızca...
halay başı kim çeker canım şalgam çeker..
teker teker .. batı ve doğu kültürü arasında kalmışlığım
ve kendi bir şey sanmışlığımm...hepsi ama hepsi yaşanmışlıgım..kabulümdür.
isyan eden koyun
çoban bağırıyor;
isyan edene koyun.

1 Temmuz 2010 Perşembe

Tezat


film bitti ve senaryomu yazabilirim. tersten işledi biraz süreç tıpkı filmin adı gibi "tezat".nasıl baslamıstı hatırlamam ve nasıl bittiğine karar vermem lazım.gelişme yok. zaten giriş belirsiz, oyuncular isimsiz .. hafızamda karanlık bir sokak karanlık bir oda var birde karamsar cümleler.basrol oyuncusunu tam çözemedim figuranları tanımıyorum yardımcı erkek oyuncu birkaç seyin birleşiminden olusuyor ; ask içgüdü ego ve dürtü.onun gözünde paranoyak şizofren ve hafif piskopat acıdan tatlı bi zevk duyuyor.cok hızlı gelişmiş olmanın verdiği cok hızlı bitiş.kadının hayaletleri var, gizledikleri cok acık, kendini cok seviyor hayata asık .kül oldum diyor, yeniden doğamamıs.erkek sadece yanmayı seviyor tek bir derdi var o da biraz daha pişmek.kadın ben piştim diyor bi yerleri çiğ kalmıs cok acık.saklamaya calısıyor bu adamda merak uyandırıyor amacına ulasıyor kadın.susuyor adam daha cok konusuyor nefesini tutuyotr adam daha cok kokluyor dokunuyor adam daha cok deliriyor.terliyor sonra,emeğin gözyasları.sadece bir dürtüden ibaretler aynı zamanda cok egoist aynı zamanda cok hümanistler birbirlerine daha cok veriyolarki daha cok zevk duyabilsenler zevksiz birlikteliklerinden.biticek ikiside adı gibi emin ama kadın korkuyor belli. ya bitmezse bitiremezsem diye .söylede düşünüyor olabilir ya gitmezse götüremezsem.bir oluyor adam direniyor kadın bırakıyor kendini iki oluyor adam direniyor kadın bırakıyor kendini üç oluyor bu gündüze denk geliyor.adam farkında bi gariplik var gündüz bulusmak karanlık bişeye işaret ve nitekim üçde adamın direnci kadının güç istencine yeniliyor.bazen dialog söyle gelişiyor

kadın: evime gidicem

adam: kal

kadın: gidicem

adam: bekle bir tek sigara

kadın : ama bir tek ikincisi yok!

Adam: ikinciyi yakarsam kalırsın zaten

Adam yakar sigarasını ve titrer ve titrek sesle titrek seyler söyler amacı cok acık.kadınıda titretmek.adam zamandan mekandan sıyrılır hayatı bi sigara süresine sıgdırır ardından paketine uzanır kadına bakar ve ikinciyide yakar artık emindir bu gecede onun olucak ama hala gerisi için bi söz veremez kendine.kadına bir senaryodan bahseder ilerde çekicek..anlatıkca hosuna gider kendi filminin oyuncusu olur ve filmde görmek istediklerini oynar soyar kadını her cümlesinde ve o soyundukca giyinir o da sahte benliğini.bencil oldugunu idaa eden kadın benliğinden sıyrılır adamı sadece cıplakken sahiplenir olur yada öyle görünür.adamda hayran kalmıstır kendini birsey sanmıstır egosu kasıklarından aşagı dogru akmaktadır kadın onun egosunu yalamaktadır.iğrenc yok kötü yok iyi yok onun yanında ahlak yok.biraz zeki fazlasıyla bilgili görünür kadın ama detaylarda hala cahildir.erkek fazlasıyla zeki oldugunu düşünür ama bilgisiz oldgunun farkındadır ve detaylarda dahi sanar kendini.onun yanında öncekilerin adını anar yatak odasında yaratıcıdır orda bile felsefe yapar kadına minnatardır aynı zamanda ona bir roman bir film armagan etmiştir diğerlerinden farkı ise bunu gercekten cok iyi oynamasıdır.adam acıkacık baglanır gözükürken kadın gizli gizli korkar cünkü adam kadar kayıtsız değildir duruma ve sadece kayıtsız gözükmek kendi içinde büyük bi çelişki yaratır.korkak kadından korkar korkak erkek.korkak erkenden korur kendini cesuru oynayan kadın.çünkü erkek baslangıca hazılanırken kadın bitişe hazır hale gelmeye çalısır daima.. ve bazen dialog söyle gelişir;

17 Haziran 2010 Perşembe

KÖREBE ÇIKMAZI -Tanrı Üzerine Notlar .




“insanlık“ ilk önce son’u gördü: şöyle ki sonsuz sandığı başlangıç aslında ahmakça işlediği ilk günahtı. İlk günah nedir? –yasak elma – ağız sulandırıyor olmalı. O zaman “nefis“ ölmelimi? Havada kalan bir sürü sorumuz ve bir -sürü- insanımız var. Bir sürü çobanı da hali hazırda bekliyor-yön veriyor-psikolojik savaş diyorum ben buna, İsa yi çarmıhta hayal ediyorum da hiç yakışmıyor bir yarı tanrıya aynı zamanda yarı insan. Görüldüğü gibi eksik kalan bir şeyler var tıpkı Muhammedin hira mağarasında olması gibi: Zerdüşt de aynı yere koşmuştu (mağarasına) acaba hasta olduğu için mi yoksa hastalıktan kaçtığı için mi? İlkel ilk içgüdüsünü de aldı yanına her ikisi de midesi bulanmıştı her ikisinin de ama muhakkak arada fark var. Biri yasa koyucu iken diğeri yasa yıkıcıydı biri tanrısını öldürdüğünü söylerken diğeri bir başka bir tanrıdan bahsediyordu. Ölü bir tanrıyı Muhammedin içine doğduğu toplumdan başka ne daha iyi tanımlayabilirki? . isayı bilmiyorum –öğretmediler- ama tahmin ediyorum ki az çok aynı yoldan yürüdüler. Varmak istenen sonuç şudur iç hesaplaşmamda: Neden aynı mide bulantısı aynı sonuçlara yol açmaz? Her ikisi de neden aynı şeyi kusmaz? Belki yenen şeyler farklı ama amaç aynı değimi ki? –hayatta kalmak. Hayata âşık gördüm birçoğunu şayet hep öbür dünya hayalleri kuruyordu ve kurduruyordu ve el ayak çek diyordu. Bunu gören ise şöyle demişti; Yalvarırım dostlarım dünyaya bağlı kalın ve size cennet vaat edenlere inanmayın! Buna karşın şöyle bir kültür gelişiyor ki buna büyük ödül eziyetlerin sonu sonsuz mutluluk diyorlar bu hayal tamamen rahat düşkünlüğü üzerine bir düşten başka ne olabilir ki? Hadi cennete düşelim diyor hep birilileri çünkü rahatlarına düşkünler ve düşünmeye düşman! Buraya Dünyaya ait sıfatlarla tanrıya yalvarmak çok aciz duruyor gözümde. En biatinden Allahım sen büyüksün. Demek bile ne kadar havada kalıyor değil mi? Boyutsuz ve şekilsiz olduğu düşünülen bir şey karşısında. Bu yüzdendir ki her övüş(dua) sonunda bir çıkara yaslanıyor. Sen büyüksün ile başlayan dua bana bir şeyler daha vere kadar uzanıyor… Bu dünyada bunun adı çıkar ilişkisi iken orda onun hoşuna mı gittiğini düşünüyorsunuz? Milyonlarca insanın önünde eğilmesi bir tanrıdan çok bir firavunun hoşuna gitmez mi? O kadar da övülmek ancak bir kralın ahmaklığını hatırlatıyor. Tabi ki bu onun suçu değil onu bu kalıba oturtanlarındır. Ta ki insanlar elini tanrıdan bu tarafa çekene dek tanrı inancı hep başka tarafa çekilecektir. İşte tam da bu yüzden inanmayan insan en iyisini yapar durumdadır çünkü hiçbir eylemde bulunmuyor ve hiçbir hareketiyle kirletmiyor. Neden diye mi sorarsa cevabınız aşk eylemsizdir! Olsun. Her eylem her hareket biraz daha yozlaştırır ve başkalaştırır O ordaysa bile o yokmuş gibi var olursak ve onu tam anlamıyla öldürdüğümüzü söyleyebiliyorsak saf bir inanca sahip oluruz ki bunun adı inanmamaktır! Cennet yoksa ve ben cehenneme gideceğimi bile bilebile iyi veya kötü olabiliyorsam o zaman olası bir insan olduğum benim açımdan onaylanabilir. Cennet denen o büyük ödülün olması bile bu sürece pis kokan bir şeyler katmıyor mu? Tanrı varsa şöyle bağırıyor tahminen ve biz ondan çok uzakta olduğumuz için duymuyoruz.-Çekin ellerinizi üzerimden ve bıkmadınızdı hala benim adıma benim için ahkâm kesmekten! Hakkımda konuşmayın utanıyorum – canım sıkıldı sizi yarattım yâda sizin canınız sıkıldı beni yarattınız. Bir oyun oynamak istiyorum! saklandım bir yere ve siz hep ebe olun. Beni bulun! Ama önce kendinizi bulmasınız Düşünce İnanlar yasamak ister muhakkak ama bu böyle dursun hiç kimse tam anlamıyla yasayamaz ki bu insanlar böyle yasamaktansa yaşlanmak eylemeni durağan hale sokmaktan başka bir işe yaranamamakla birlikte sanki bir işe yarayacakmış gibi birde özür dilerler tanrıdan neden yasıyoruz diye hesap sormadan ve kafa yormadan yasamaya devam eden edilgen en sonunda ölür.- kaçınılmaz son diyorum ben buna!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...